Koşar Adım Geleceğe: TÜRKSOY’un Yeni Dönemi ve Türk Dünyasının Kültürel Hamlesi
Bu söz, sadece bir temenni değil; Türk dünyasının kültürel geleceği adına bir strateji manifestosudur.
TÜRKSOY yıllardır Türk dünyasının ortak kültürel değerlerini yaşatmak, unutturulmaya çalışılan bağları yeniden kurmak için büyük çaba sarf ediyor. Ancak artık bir “koruma dönemi” değil, bir “atılım dönemi” başlamalı. Çünkü dünya kültür savaşlarıyla şekilleniyor. Dizi, müzik, sanat, moda ve dijital medya üzerinden yürüyen bu savaşta varlığını korumak isteyen milletler, kültürünü evrensel bir dille anlatabilenlerdir.
Bugün Türk dünyası, 300 milyonluk bir nüfusa, devasa bir kültür mirasına ve ortak bir tarih bilincine sahip. Buna rağmen hâlâ birbirimizi yeterince tanımıyor, kültürel üretimi ortak bir sinerjiye dönüştüremiyoruz. Oysa “dilde, fikirde, işte birlik” ideali yalnızca bir vecize değil; bir çağın yeniden inşası için yol haritasıdır.
2026, bu bilincin artık pratiğe dönüşeceği bir yıl olmalıdır. TÜRKSOY’un öncülüğünde ortak film projeleri, müzik festivalleri, gençlik kampları, akademik değişim programları, ortak yayın organları ve dijital kültür platformları devreye alınmalıdır. Her Türk genci, yalnızca kendi şehrini değil, Türkistan’ı, Nahçıvan’ı, Kazan’ı, Bakü’yü, Bişkek’i de tanımalıdır. Çünkü millet, sadece soy bağıyla değil, kültür bağıyla yaşar.

Bugün Sayit Yusuf’un dile getirdiği “koşar adım geleceğe gitmek” çağrısı, aslında bir uyanışın adıdır. Artık kültür politikalarında savunmada kalmak değil, üretimle, sanatla, dille, edebiyatla öncülük etmek zorundayız. Türk dünyası artık geçmişe değil, geleceğe yürüyor. Ve bu yürüyüş, artık bir marş temposunda değil, koşar adım atılmalıdır.
TÜRKSOY’un bu süreçte sadece kültürel bir kurum değil, bir medeniyet aklı olarak hareket etmesi, geleceğin Türk nesillerine bırakılacak en kıymetli miras olacaktır.
Çünkü artık zaman, “Türk kültürünü koruma” zamanı değil; “Türk medeniyetini dünyaya taşıma” zamanıdır.
